Zenginlik Duası ile Zengin Olmak (4/5)

Medya Bizi Aceleci Yapıp Başarısızlığa Sürüklüyor

Medya ilginç olsun diye insanların başarılarını oldubittiye getiriyor. Dolayısıyla insanların bilinçaltında başarının süresi kısalıyor. Sanki her şeyi hemen oldurabilirmişiz gibi algılamaya başlıyoruz. Bu da bizi depresyona sürüklüyor. Bir işe kalkıştığımızda beceriksiz olduğumuzdan yapamadığımızı düşünüyoruz. Çünkü gerçek dünyada başarı çabucak elde edilebilen bir şey değil.

“Genç yazılımcı bakın nasıl zengin oldu?”, “Bir melodi buldu ve hayatı değişti.”, “Kilolu olduğu için reddedildi ama yılmadı. Spora başlayıp bakın ne hale geldi”….

Unutmayın, televizyon ve sosyal medya umut tacirleriyle dolu. Sosyal medya: “Şu zenginlik duası sizi hemen zengin eder”, “Bu aleti satın alın ve kolayca kas yapın.” gibi içeriklerle dolu. Bu tür “hemen yap”, “hemen et” türü içeriklerle ilgilenenler maalesef çoğunlukta.

Eşofmanlı kadın yere oturmuş bacaklarını esnetiyor.

Sanki Arnold Schwarzenegger bir ayda kas yaptı. Sanki Bill Gates iki yılda köşeyi döndü. Medyanın ürettiği bu tür çıtır çerez bilgiler Arnold’ın yirmi senelik emeğini bize anlatabilecek kapasitede değil. Bunu anlatabilmek için adamın hayatının uzun ve kapsamlı bir belgeseli yapılması gerekir. Ama onu şimdi kim izleyecek. Adamı her sene egzersiz yaparken çekselerdi hem maliyetli hem de çok sıkıcı bir haber olurdu. Ne yazık ki çerez olarak yapılan altmış saniyelik bir röportaj işlerine daha çok geliyor. Bundan dolayı insanlar başarıyı piyango bileti gibi algılıyor. Hatta televizyonda görünmeyi başarı zannediyolar.

Medya Bize Sahte Kurtuluş Senaryoları Dayatıyor

Medyanın insan algısında yarattığı zararlardan biri de “mutlu son” algısıdır. Medya, filmlerde, dizilerde, animelerde hatta oyunlarda izleyicisine “mutlu sonlar” sunar. (Normal mutlu son.) Uzun bir romantik komedinin sonunda mutlu bir evlilik vardır. Sanılanın aksine evlilik sorunların bitişi değil, başlangıcıdır. Evliliği kutlamak, üniversiteyi kazanan taze bir öğrencinin mutluluğu kadar saftır. Bilmez ki kazığın sadece ucu sivridir.

Medyanın bize dayattığı “mutlu sonlar” ne yazık ki gerçek hayatta mevcut değil. Güzel bir kadınla evlenmek mutlu bir son değil, tam tersine bir başlangıçtır. İflas ve boşanmanın ardından vekaletini kaptırdığınız çocuğunuzun fotoğrafına bakarken intihar mektubumuzu yazmayacağınızın hiçbir garantisi yoktur. Kalıcı mutluluklar ve garantili zenginlikler medyanın zırvalığından ibarettir. Hiçbir zaman köşeyi dönerek ömrümüzün sonuna kadar rahatça yaşayamayız. İşsiz kalma tehlikesi her daim var olacak. Hayalimizdeki aşkı bulsak da terk edilmeyeceğimizin bir garantisi yok. O yüzden medyanın uydurma senaryolarını bir kenara bırakıp dikkatimizi sadece ve sadece kişisel gelişimimize vermeliyiz.