3. Sayfa

Zenginlik Duası Kabul Olan Zengin Var mıdır? (3/5)

Neden Medyadan Uzak Durmalıyız?

Medya bize işine gelen şeyleri gösteriyor, işine gelmeyeni göstermiyor. Medyadan öğrendiklerimiz tamamen illüzyondan ibaret. Bu illüzyon bizi küçük bir baloncuğun içine hapsediyor ve orada yaşamaya zorluyor. Kendi küçük dünyamızdayken aslında gerçek dünyadan habersiz oluyoruz. Keşke tüm zararı bununla sınırlı olsa.

Medya konusunda bizi asıl rahatsız eden şey zaman akışı yanılsaması. Medyadaki zaman akışı gerçekliğin çok ötesinde ilerliyor. Olaylar hızlı gelişiyor. Birileri bir anda zengin, birileri bir anda ünlü oluveriyor. Bu tür magazinsel haberler yüzünden zaman algımız bozuluyor. Bu da bizim acele etmemize neden oluyor. Her şey hemen olsun istiyoruz. Çünkü haberlerde bize öyle gösteriliyor. Sadece acele etmiyoruz, mutsuz da oluyoruz. Ne yaparsak yapalım oradaki gibi hızlı başarılar elde edemeyeceğiz. Bu bir gerçek…

Ama durun! Medya bizi mutlu etmesini de iyi biliyor. Başarısız olduğumuzda sinirlenmemizi, hırslanmamızı ve üzülmemizi istemiyor. Yoksa gerçekten işe yarayacak çözüm arayışlarına girebiliriz.

Bu yüzden medya bizi sıcak yorganıyla sarıyor ve rahatlıyoruz. Çok mu dertliyiz? Hemencecik “dertlerden kurtulma duaları” arasında buluyoruz kendimizi. Çünkü bizi sakinleştirmek için en hızlı ve etkili yol bu. Paramız mı yok? Hiç sorun değil. Pinterest panomuza yeni bir zenginlik duası eklenmiş bile.

(bkz: Kısmet Açma Duaları)

Bazılarınız söylediklerimizden dolayı inançları aşağıladığımızı düşünebilir. Bunun sebebi şudur: Sizi sıkıntıya sokan gerçeklerle karşılaştığınızda beyniniz rasyonel düşünme mekanizmasını kapatır. Örneğin, çok sevdiğiniz bir siyasetçinin yolsuzluğa karıştığı haberini duyduğunuzda ilk yapacağınız şey inanmamak olacaktır. Bunun abartı örneklerini her gün görmüyor muyuz? Sadece “Sen önce dişlerini fırçala.” diye laf sokan birine “Haaa-yın! Vallahi 155’i ararın! 15 Temmuz hayınları! Kürtaj yapıyoz burda!” şeklinde tepki gösterilebiliyor.

(bkz: Kürtaj Dede)

O yüzden küçük şeylere takılmak yerine konuyu bütünüyle algılamaya çalışın. Buradaki amaç inanç aşağılamak değil, bu inanç üzerinden yapılan sömürüyü anlatmaktır. (Aklınıza hemen malum partiyi ve taraftarlarını eleştirdiğimiz gelmesin. Bu davranış biçiminin sağı solu yok.)

Medya Korkularımızı Şekillendiriyor

Günümüzde gerçeklik olgusu maalesef medyanın elinden geçiyor. İnsanlar kahvaltıda yemesi gereken ekmeğin çeşidini sabah programına konuk olan doktordan öğreniyorlar. Hatta durum öyle bir hale geldi ki neyin tehlikeli olduğunu neyin güvenli olduğunu bize medya öğretiyor. İnsanlar izledikleri filmlerin alt metinlerini bile hayatlarına aktarıyorlar.

(bkz: Ruh Eşi Arayışı)

Okudukları magazinsel bilim haberlerinden yeni hastalıklar öğreniyorlar. Her sene erkeklerin ne kadar geri zekalı olduğu bilimsel olarak kanıtlanıyor. Her sene kanserin çaresi bulunuyor. Sevgilisinden ayrılan bir genç izlediği dizideki sahneyi canlandırarak ayrılıyor…

Evet! İnsanlar gerçekten filmlerde gördüklerine inanıyorlar. “Hadi canım bu kadar da aptal olamazlar.” diyebilirsiniz. Sandığınızın aksine insanlar gerçekten kararlarını filmlere göre değiştirebiliyorlar. Jaws filmi ilk çıktığı zamanlar insanlar sahillere gidemez olmuş. Bu çok saçma bir davranış değil mi? Halbuki sokakta trafik kazası geçirerek ölme riski, kıyı şeridinde yüzerken köpek balığı saldırısına uğrama riskinden milyon kat fazladır. Hem sahilde köpek balığı ne arasın? Peki neden araba çarpması değil de köpek balığı tehlikesi daha korkunç? Çünkü bu tür farazi içerikler medya için daha havalı. Araba kazasını kim ne yapsın? Hiç de ilginç değil. İnsanlar ilginç şeyler istiyor!

Medya hep işine geleni yayınlar dedik. Harbiden de öyle. Medya gerçek tehlikelerden çoğu zaman bahsetmez. Çünkü ilginç değildir. Önemli olan insanlara bir şeyler okutmaktır. İnsanları hangi tehlikelerin beklediği medyanın umurunda bile değildir. Medya satış anketlerine bakar. İnsanların beş para etmez hayatlarıyla ilgilenmez. Mesela her yıl yetmiş beş milyar ton toprak erozyona uğruyor. Acil önlem alınmazsa yetiştirilen tarım ürünleri insanları besleyemez hale gelecek. Peki bu kimin umurunda? Medyanın umurunda değil!Çünkü Kim Kardashian’ın kıçıyla şampanya doldurması daha önemli.