Reddedilmek ve Sonrası İçin Yapılması Gerekenler (2/10)

Acılarımız Bize Ne Anlatmaya Çalışıyor?

Üzgün adam ve çocuk bir pencerede oturmuş.

Şunu bilmelisin! Doğa hiçbir zaman seninle yüz yüze konuşmayacak. Bunu en ilkel yollarla sana yaşatacak. Kendisi kısaca sen duygusal, güçsüz bir beta isen, bu dünyada çoğalmaya hakkın yok diyor. Kullanışlı bir araç olarak hizmet et ve yok ol. Git bir köşede ölümünü bekle ki zaten sen bu aciz durumunla eş ve çocuk yapamazsın, kaybolur gidersin. Yani sen bu reddedilme duygusuna dayanabildiğin kadar varsın. Çoğu insanın nefret ettiği, imrenerek baktığı duygusuz görünen afla, bu sayede alfalığa ulaşmıştır. O ki, reddedildiğinde asla umursamaz ve diğer işlerde, diğer eş adaylarıyla şansını dener. Hayatın acımasızlığının, romantizm ve duygusallığın boş işler olduğunu kavramıştır. Çünkü gerçek zorluklar duygusallıkla çözülemez. Yani duyguları yüceltmenin bir anlamı yok, hayat bu…

Reddedilmek ve Yarattığı Hayal Kırıklığı

Reddedilmenin insana tattırdığı ilk his hayal kırıklığıdır. Bünyeye yaşattığı durum, nükleer ışımayı gördükten sonra gelen ilk şok dalgası gibi yıkıcı olur. İlk aşamada sizi toz duman edecektir. Bu gayet normal bir şeydir. Sorun sizde değil. Asıl burada anlamamız gereken kilit nokta, bu şoku yedikten sonraki kararlarımızdır. Bu aşamada verdiğiniz kararlar, sizin çelik veya plastikten olduğunuzu belirler. Siz bu şoka dayanıp ayaklarınızın üzerinde durabilecek misiniz? Yoksa karalara bağlayıp inzivaya mı çekileceksiniz? İlk aşama böyledir. Peki reddedilme sonrası gelen hayal kırıklığı şoku emilebilir mi? Cevap evet!

Reddedilmek ve yaşayacağınız hayal kırıklığı aslında sizin yaptığınız şeylere göre belirlenir. Tıpkı bir RPG ya da çoklu seçime dayalı bilgisayar oyunları gibi. Yani yaşadığınız hayal kırıklığının büyüklüğü ve reddedilmeniz çok büyük ihtimal sizin hatanızdır. Şoku en aza indirgemek ve hafif sıyrıklarla atlatmak, proaktif yani olası her duruma karşı önlemini almış olmaya bağlıdır. Kazaya ne kadar hazırsanız o kadar az yara alırsınız.