1. Sayfa
Göl kenarında oturan, gün batımına bakan kadın.

Özgüven her kapıyı açan bir anahtar mıdır? Evet! Peki şans, para ve yeteneğin hiç mi etkisi yok? Maalesef yok. Etraflıca düşündüğünüzde siz de olmadığını anlayacaksınız. İstediğiniz kadar şanslı olun, zengin olun, yetenekli olun fark etmez. Özgüven olmazsa hiçbir şey olmaz. Şans, para ve yeteneğin esamesi okunmaz. Olan şansınız birden kaçıverir, paranızla rezil olur, üstelik kullanılırsınız. Yetenek mi? Az önce heyecandan unuttuğunuz yeteneği mi soruyorsunuz? Özgüven giderse öğrendiğiniz beş yabancı dil, üçe iniverir…

Özgüvensizlik tüm skill’lerinizi 8-10 puan gerileten bir lanet gibidir. İşin kötü yanı; kaybı çok kolay, kazanımı çok zordur. Üstelik sürekli taze tutulması gerekir. Peki nasıl olacak bu iş?

Fiziksel ve mental yönden özgüven kazanımı için çeşitli yöntemlere geçelim ama önce kayıp ve kaçakları önlememiz lazım. Özgüvenimizi nasıl kaybettik? Ne oldu da böyle olduk? Bunu bilelim ki tekrar aynı şeyleri yaşamayalım. Bu yüzden özgüven eksikliğinin sebeplerine bir göz atmak gerekir. Sonra özgüveni anlayıp öğrenmeye devam edebiliriz.

(bkz: Özgüven Eksikliğinin Sebepleri Nelerdir?)

Özgüven Demek Uzmanlık Demektir

Her insanın kendine has yetenekleri vardır. Bu onu diğerlerinden ayırır ve onu özel kılar. Özgüvensiz insan tüm bu iyi yönlerini görmezden gelir. Kötü yanlarına odaklanır. Eksik yönlerinizi görmezden gelin demiyoruz tabii ki. Ama bir sürü yeteneği olan bir insanın tutup da tüm olumsuz yönleriyle kendini yargılamasını da istemiyoruz. Çok güzel şarkı söyleyebilen birinin resim yapamadığı için kendini yermesi çok saçma. Bu aslında bir nevi kendi kendini pazarlayamaması. Özetle insan, kendi iyi yönlerini sevip önce kendine, sonra başkalarına pazarlayabilmeli. Böylece kendi iyi yönlerimize odaklanarak özgüvenimizi arttırabiliriz.

Fikirlerinizi Korkmadan Net Bir Şekilde İfade Edin

Herhangi bir konuda bir fikriniz varsa bunu kaçamak şekillerde değil, net bir şekilde ifade edin. Fikirlerinizi savunun. Savunduğunuz fikirler empirik bilgiyle desteklenebilir olsun. Bunun için de tabi ki okumak gerekir. Daha ne savunduğunuzun bilincinde değilseniz, zaten bunu konuşmayı hak etmiyorsunuz demektir. Bilgi her zaman beraberinde özgüveni getirir. Özetle boş boş fikir beyan etmemiz ve bunu savunmamız özgüven kazandıracağına kaybettirebilir.

Özgüven Kazanmak için Haklarınıza Sahip Çıkın

Arkadaş çevrenizde, iş yerinizde ve ilişkilerinizde yazılı olmayan kanunlar vardır. Bu kanunları, çevrenizdeki insanlar, sizin davranışlarınıza göre çiğnemeye başlar. Bir süre sonra zaman ve itibar kaybetmeye başlarsınız.

Bu da hayatınızda bir kısır döngü başlatır. Artık siz hiçbir şeye “hayır” diyemeyen kullanışlı bir eziksinizdir. Bunun sebebi onları kaybetmekten korkmanızdan kaynaklanır.

İnsanlar ufacık bir “hayır, müsait değilim, şuan uygun değilim, olmaz gerçekten yorgunum” gibi şeylerden anlayamıyorsa, bırakın da hayatınızdan defolup gitsinler. Bu tür insanlara ağzının payını vermeyip hayatınızda tutmanız, size bir şey kazandırmayacak. Korkak davranıp, gelecekteki olası,ufak bir fayda için tüm hayatınızı zehir etmeyin. Bunlara “hayır” demeye başladıkça kendinizde olan muazzam değişimi görmeye başlayacaksınız.

Tabii ki gelip sizi rahatsız edecekler. Tabii ki o “hayır” ın bedelini size ödetmeye kalkacaklar. Küsecekler, gönül koyacaklar. Ama bir yere kadar. Sizden bir tepki alamayınca kuyruklarını kıstırıp işlerine bakacaklar. Özgüven kazanmak istiyorsanız sınırlarınızın olduğunu onlara gösterin.

Mantalitenizi Değiştirin

  • “Hayır” demeyi öğrenmek. İnsanlar sizin sınırlarınızı bilmeli. Her şeyi isteyememeliler.
  • Güçlü yönlerimize odaklanın. Zayıf yönlerinize değil. Hiç kimse mükemmel değildir.
  • Kolay hedefler seçin. Kolay hedefleri küçümseme, onlar da hedef. Yavaş yavaş zorluğu arttırın.
  • Olumlu düşünün. Gereksiz kaygılara kafa yormayın. Kötü olaylar için tek seferlik detaylı bir plan yapın. B planınız hazır olsun ki tekrar tekrar düşünüp strese girmeyin.
  • Başkalarının kararlarını uygulamayın. Dinleyin belki daha iyi olabilir. Ama başkaları kararlarınızı yönlendirmesin.
  • İnandığınız ve haklı olduğunuz fikirlerinizin arkasında durun. Savunun.
  • Başarısızlığınız olduğunda kendinizi yıpratmayın. Ders alıp bir daha yapmayın.
  • Olaylara geniş çerçeveden bakın. Duygusallığı bırakıp sebeplere ve sonuca odaklanın.
  • Başarılarınızı görmezden gelmeyin. Mümkünse not edin.

Özgüven Eksikliği Yüzünden Sürekli Reddedilmek

Özgüven kazanmak için, geleceğe yönelik kötü olayları sürekli analiz etmeyi bırakın. Evet, geçmişi analiz etmek aslında iyidir ama abartırsanız büyük sıkıntılar yaşarsınız. Geçmiş kötü olayları sürekli kendinize hatırlatarak duygu yoğunlu yaşamayı bırakın. Yaşanmışlıkları beyninizde döndürürken duygu seline kapılmayın. Gerçekliği analiz edin, duyguları değil. Tıpkı bozulan bir makinenin arızasını tespit eder gibi. Olayı başkasının gözünden bir film gibi canlandırın. İş başvurunuz mu reddedildi? Hoşlandığınız kişi sizi istemedi mi?Aynı yöntemi kullanın.

Neden istenmediniz, neden iş başvurunuz reddedildi? Bu durumu kendi gözünüzden değil, onların gözünden değerlendirin. Bencilliği bırakın ve empati yapın. Durumu başkalarının çıkarlarına göre analiz edin. Çıkan sonuçları da sebep sonuç zamanına göre zincirleyin. Aslında o kadar da haklı olmadığınızı göreceksiniz.

(bkz: Reddedilmek)

Emin olun, zaman ilerledikçe yaptığınız hataları görecek ve sonunda “Evet, o haklıymış. O kişinin yerinde olsam ben de kendimi reddederdim.” diyeceksiniz. Bunu anlamanız da o hataları düzeltmenize vesile olacak. Gelişiminiz devam edecek ve kendinize güveninizi artacak.

Özetle şu duygusallık işini bir kenara bırakın. Hislerinize kapılıp acele kararlar vermeyin. Size büyük zararı var. Hem çevrenizdekileri yıpratır, hem de kendinizi harap edersiniz.