Özgüven Eksikliği Kişiye Neler Kaybettirir? (2/2)

Özgüven Eksikliğinin Belirtileri

Üşüyerek kendine sarılan kadın.
  • Özgüven eksikliği çekenlerin en çok yaptığı hareket, bir şeye başlarken bahaneler üretmektir. “Ne konuşacağımı bilmiyorum, hazır değilim, o işi bilmiyorum, deneyimim yok” gibi.
  • İşten korkarlar, özellikle çoğu kişinin yapmaya cesaret edemediği ortak şeylerden, örneğin tanımadığı bir kadınla konuşmak, patrondan zam istemek, hoşlandığı birine duygularını açmak gibi. Çoğu insanın ortak korkularından muzdariptir.
  • Konfor alanından çıkmak istemez. İlk maddedeki bahanelere sarılır. (Bunu ben de çok yapıyorum. Bırakması en zor huy sanırım budur.) Zor durumlarda kalmaya gelemezler.
  • İlk maddenin tekrarı gibi olacak: Bugünkü işi yarına bırakmak. Biraz olsun konfor alanı içinden çıkmak istenmediğinden iş ertelenir. Bir önceki maddeyle bağlantılıdır. “Pazartesi gideriz hallederiz o işi. Yok Çarşamba yapalım.”
  • İnsanları yargılarlar. İnsanları yargılayan biri yargıladığı davranışı yapamamaya mahkum olur. Eğer bir konuşmada o yargıladığı konuyu savunma durumunda kalırsa özgüvensizlik yaşar. Çünkü bu yaptığı tükürdüğünü yalamak olacağından rezillik yaşayacaktır. Bu da özgüvensizliğini arttırır.
  • Bir konuda desteği azsa, bir iş başlatırken kaynakları eksikse hemen pes ederler. Kendi hayatlarından, çevreden, ülkenin durumundan yakınırlar. Çözüm arayışına girmezler, giremezler.
  • Özgüven eksikliği yaşayan insanlar kendilerini başkalarıyla kıyaslarlar sürekli. Onların şanslarından, statülerinden dem vurup kendi başarısızlıklarını haklı göstererek kendilerini rahatlatmaya çalışırlar.

En Sık Görülen Tavırlar

  • Herkesi memnun etmeye çalışırlar. İnsanları herhangi bir önemsiz düşüncede bile karşılarına almaya cesaret edemezler.
  • Bir şey olsun da ben o işi yapabileyim kafasındadırlar. Özgüven eksikliği yaşayanlar sabit bir güvenceleri olsun isterler. (Ama o güvence hiçbir zaman gelmeyecek. Olsa da kalıcı olmayacak.)
  • Hayatın acımasızlıklarını göz ardı ederler. Bunları bilmek dahi istemezler. Özgüven eksikliğinin daha da artacağını düşündüklerinden bundan da korkarlar. Kısacası korkmaktan bile korkarlar.
  • Küçük sıkıntılarda üzülüp, sıkılıp ani kararlarla giriştikleri işi yarıda bırakabilirler. Zaten bu işe başlamamalıydı. Böyle olacağını biliyordu. Zaten ona hayat vurmuştu.
  • Bir işe başlamak, bir olaya girişmek için birilerinin onayına gerek duyarlar. Haklı olduğuna kendileri dahi inanamazlar. Birileri desteklesin diye beklerler. Çıkıntı biri olmaktan korkarlar.
  • Konfor alanı dedik. Konfor alanında kalmış kısıtlı çevreden de çıkamazlar. Hem kendisi konfor alanındadır hem çevresi. Bu yüzden sevmediği çevresini bile değiştiremezler.
  • Körü körüne inanırlar, sorguya çekmezler. Bilgi birikimi olmadığından kendine olan güvenleri yoktur. Olsa bile yine kendilerini yetersiz görürler.

Son olarak söylemek isterim. Özgüven eksikliği toplumumuzun kanayan yaralarından biridir. Çoğu insana daha küçükken özgüvensizlik aşılanır. Türk erkeğinin hataları konumuzda bu durumu maddelerden birine eklemiştik. Mutlaka çözmemiz gereken diğer yanlışlarımıza o listeden ulaşabilirsiniz.