4. Sayfa

Okuduğum Bölümden Pişmanım Ne Yapmalıyım? (4/6)

Üniversite Tam Olarak Ne İşe Yarar?

Üniversite aslında kendin pişir kendin ye gibi bir yerdir. Sana özgürlük sunan bir platformdur. Eğer sen gerçekten kendini geliştirmeye geldiysen üniversite sana bu imkanı sağlar. Yerleşkelerini açar, kulüplerini açar, eğitim görevlilerini ulaştırır. Liseden bir diğer farkı; seni takip eden bir ailen ve dersleri kaşıkla ağzına uzatan lise hocaların yoktur. Derse gelirsin gelmezsin kimsenin umurunda olmaz. Üniversite sana adam olup olmama özgürlüğü verir.

Eğer diplomanı aldığında bir ok olamamışsan bu durum genelde senin suçundur. Öğrenmek, çevre yapmak ve bir alanda kendini geliştirmek senin sorumluluğundadır. Okuduğun bölüm seni adam etmez, edemez de zaten. Adam olmaya niyetin varsa olursun. Gittiğin bölümü ister sev ister sevme, bu bir gerçek. (Ne demek adam! İnsan diyeceksin! İnsan! Hıh!) O yüzden “Okuduğum bölümden pişmanım.” diye yakınmanın bir anlamı yok.

Evet, belki de umutsuzlukla dolu bir eğitim dönemi geçirdin. Bir yılın depresyonla çöpe gitti. “Okuduğum bölümden pişmanım.” diyorsun. “Bir sene daha sınava hazırlanamam.” kafasıyla bölümüne geldin… Unutma önünde koca bir üç yıl var belki de dört. Bu süre içinde “Ben buradan en kazançlı nasıl çıkarım?” diye düşünmelisiniz. Öncelikle üniversitenin size neler sağlayacağını anlayın. Dediğim gibi; üniversiteye gelir gelmez kendini barlara atan bir deltaysan, sevdiğin bölümü okusan da bir şey değişmeyecekti zaten. O yüzden vakit kaybına yoğunlaşıp kendinizi yıpratmanıza gerek yok.

Üniversitenin Sosyal İmkanları Nelerdir?

Evet, vizyonsuz kardeşlerimizin aklına hemen barlar, kafeler ve üniversite kantini geldi. Sosyal çevreyi bununla sınırlı görüyorsanız zaten boşuna üniversiteye gelmişsiniz demektir. Üniversiteden maksimum fayda sağlamak istiyorsak daha geniş çerveden bakmamız gerekir.

Okuduğunuz bölüm her ne olursa olsun üniversite size çevre sağlar. Hayatınız boyunca rastlayamayacağınız insanlarla tanışabilirsiniz. Eğer Türkiye’nin seçkin üniversitelerinden birindeyseniz kendini aşmış profesörlere akıl danışır ve onlardan hayat fikirleri edinirsiniz. “Bunu demeye mi o kadar yazı yazdın lan.” diyenler olacaktır. Şöyle düşünün: 1000 adet kahvehane dayısından sırayla hayat dersi alacak olduğunuzu hayal edin. Size verecekleri en iyi tavsiye “Sigortalı mayışlı bir iş bul oğul.” olacaktır. Eğer kitap yerine televizyonun açıldığı tutucu bir şehirden üniversiteye geldiyseniz, burası sizin için bulunmaz bir fırsat.