4. Sayfa

Mutlu Olmak Neden Zor? Mutluluğun Sırrı Nedir? (4/4)

Hayatınızdaki Parçalanmış Alanları Birleştirin

Çocukken hayat daha renkliydi. Nedenini bilen var mı? Herkes çocukluğunu özler ama nedenini bir türlü açıklayamaz. Cevabı aslında oldukça basit. Hayatımız o zamanlar daha bölünmemişti. Şimdiyi bir düşünün. Para kazanma derdi var, sevgili bulma derdi var, kendimizi kanıtlama derdi var. Öteki yandan arkadaşlarımız gruplara ayrıldı. Takıldığımız mekanlar gruplara ayrıldı. Günleri bile gruplara ayırdık. İşe gitme günümüz var, tatile girme günümüz var. Pazartesi sendromunu icat ettik. Hayatımız param parça haldeyken mutlu olmak imkansız. Düşünsenize çocuklarını 10 günlüğüne Kuş Adasına tatile götürebilmek için 2 yıl para biriktiren adamlar var. Hayatı işkence ve tatil olarak bölünmüş. Bu şekilde acıyla zevki takas etmeye başladığınızda hayatınızda kırılmalar başlar.

Kendinize sorun. Neden pazartesileri de tatil yapamıyorum? Çocukken pazartesi de cumartesi de aynı değerdeydi. Şimdi ne oldu da bu haldeyim? Tüm sorun çalıştığım iş mi? Yoksa değişimden korktuğum için mi buna katlanıyorum? Bu soruları sorunca çözüm yolları kafanızda canlanmaya başlayacaktır.

  • Aynı çocukluğumuzdaki gibi her günümüzü standart hale getirmeliyiz. Her günümüz iş ve aynı zamanda tatil olmalı.
  • Bunun için işimizi mi değiştirmemiz gerekiyor? O zaman değiştireceğiz.
  • Sevgilimizden mi ayrılmamız gerekiyor? Ayrılacağız.
  • Aile fertlerimiz herkes gibi saat 7’de kalkmadığımız için sıkıntı mı yaratıyor. Onlardan da uzaklaşacağız.
  • İşimiz yüzünden spora vakit ayıramıyor muyuz? Sporla yaptığımız işi birleştireceğiz. Kim diyor ki çalışırken spor yapılmaz.
  • Bütün gün oturarak çalışıyorsanız, ayakta çalışabileceğiniz bir masa alın. Masanızın altına koşu bandı yerleştirin ya da pilates topuna oturarak çalışın. Şaka yapmıyorum. Hayal gücünüzü kullanın.

3 Kilometre Kuralı Nedir?

3 Kilometre Kuralı, ihtiyacınız olan her şeyi kendinize 3 kilometre mesafede bulundurmanızdır. Mesela eviniz işe uzaksa, iş yerinize yakın bir yere taşınabilirsiniz. En sevdiğiniz arkadaşlarınız başka bir şehirdeyse, o şehire yerleşebilirsiniz. Kafe işletiyorsanız çalıştığınız kafede kalabilir, spor yapmaya gitmek yerine ofisinizi spor salonuna dönüştürebilirsiniz.

Örnek: Hayatında ihmal ettiğin bir alan düşün. Mesela sağlık olabilir. İş yüzünden spora vakit ayıramıyorsan, çalıştığın ofisi gym’e çevir, kim ne diyecek? Kendine ait bir ofisin varsa, arada bir mola verip dambıl kaldırmaktan kimseye zarar gelmez. Bırak dalga geçen geçsin. Onlar dalgasını geçerken sen hem işi hem de sağlığı aradan çıkarmış olacaksın.

Nereden Başlamalıyım?

Mesela sen tenis oynamaktan hoşlanıyorsun veya tenisle ilgileniyorsun diyelim. Şu anki işin ise tabak satmak. Fakat hayatından pek memnun değilsin. İşini zorla yaptığını hissediyorsun. O zaman işe şöyle başlayabilirsin. Madem tenisle ilgileniyorsun, o zaman tabak satmak yerine tenis ekipmanı sat. Tenis seviyorsun diye illa tenis şampiyonu olmana gerek yok. Sabahları da koşu yapmak yerine de tenis oynayarak sporu aradan çıkar. Böylece eğlence ihtiyacın da karşılanmış olur. Bir taşla iki kuş.

Böyle yaparsan işin içine tutku da gireceği için yaptığın işin devamlılığı olur. Ondan sonra tenis kulübünden arkadaş edinebilirsin. Çevreni tenisle ilgilenen insanlarla donatınca, bakarsın belki tenis kulübünden biriyle sevgili olursun. İşte böyle yaptığın zaman, tenisi bir hayat tarzına dönüştürmüş oluyorsun ve hayatına bir düzen geliyor. Mutlu olmak bu işte…